Suya Atılan Sadece Taşlarmıydı?

Çocukluktan beri içimizde olan bir sevda bu da işte, suya taş atmak yada suda taş sektirmek. Neden böyle bir alışkanlığımız var ki?  ya da böyle bir sevdamız. Su birikintisi olsun bizim için yeterli oluyor değil mi? Önce bir taş alıp atıyoruz , suya düşmesiyle birlikte çıkardığı ses ve su damlalarının bir anda etrafa dağılması ardından baloncuklar çıkması ne kadar hoş geliyor.

 

Yeşil Vadi, Beşik Göl, Dörtyol, Hatay

Attığımız sadece o taşlar mı? acaba . Yoksa taşlarla birlikte öfkemizi, sinirimizi, stresimizi,  nefretimizi de mi atıyoruz sulara . Küçük bir öfke taşı atıyoruz suya bir anda kocaman damlalar çıkarıyor ve büyüyor öfke sonra küçük baloncuklar ve yok oluyor sanki tüm öfkemiz azaldı mı? ne . Tekrarlıyoruz bir daha bir daha derken atıyoruz tüm öfkemizi suyun içerisine akıyor gidiyor orada. Ya da küçük bir nefret taşı sektiriyoruz , kaç defa sekecek acaba diye merakla onu sayarken bu 3 oldu , bu 5 oldu. Sayılar büyürken nefretimiz de küçülüyor aslında. Sonra suyun o dinlendirici atmosferi ile birlikte siniri, stresi öfkeyi bir kenara bırakıp Hayat Her Şeye Rağmen Çok Güzel diyoruz…

Yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: