Özür Dileriz Dünya!

Yok Etmeyin Dünyanın Gözlerini

 

Emanet edilen bir kalbin kırıldığını, dünyanın tüm varlığını bulutlarına doldurarak evreni terk ettiğini görüyorum.
Haksız değil, bu yüzden ona kızamıyorum. Üstelik o kadar haklı ki ona kalması için diyecek kelime bulamıyorum. Sükunetimden hoşlanmıyor dünya, biliyorum. Ama öylesine kirliyiz ki başımı kaldıramıyorum; utanıyorum.
Kızmayacağını biliyorum. Öylesine kalbini kırdık ki yeşille mavinin sarmaş dolaş olduğu dünyanın, sesini çıkarmaya tenezzül bile etmiyor. Üzerinde sadece biz ‘insan’ ırkının yaşamadığını yüzümüze vurmak için an kollamıyor. Korkuyorum; yeşili kirlettikçe yok olacağımızdan korkuyorum. Utanıyorum.
Paslı kalplerin izlerini gördükçe susuyorum. Nasıl özür dileyebilirim ki doğadan? Nasıl diyebilirim ki ‘yeşili çaldığımız için özür dilerim’ kelimelerini.
Peki ya nasıl terk edebilirim onu? Nasıl izin verebilirim bulutlara doldurduğu varlığı ile uzaklara gitmesini? İzin veremem. Susamam; belki dünya ile konuşamam. Ama size söyleyebilirim.
Kirletmeyin kalplerinizi, kirletmeyin kalbimizi.

Yok etmeyin dünyanın gözlerini.

 

(Mavi Ay Durağı, Bolu)
(Mavi Ay Durağı, Bolu)

Yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: